Cuma, Eylül 01, 2006

Pişmanlık

‘’Benim zarımı yıldız bozdu, düşeş geldi.’’

Kalem yazmadı diye sevişirken, enin sonu bulmuş seni.
Üstünden geçerken taşırmışsınız zarın köşesinden
Akan kanın eline bulaştığı anda –kağıt da yırtılır, kanar- ;
Bir yıldız boşalmış gökyüzüne
Görüntü o biçim
Terasta zarının şerefine bir yıldız kaydırdın

Tam o an işte; ne büyüğü ne küçüğü benzedi ayıya
Yıldız takımlarının

Bilemedin her yıldız tek bir sevişmeye tanık olur yaşamınca
Ve bunu bekleyerek geçirdiği ömür kadının doyumunun oltasında
Kadın derin bir nefes çekerken en sevdiği şiirin en sevdiği mısrasından
O yıldız boşalacak ondan önce, kaybolacak
Eğer ki gökyüzü erkekse

Sahi ne diyordum yatak da hazır sıcakken
Zarının şerefine bir iki kadeh daha,
Bir yıldız kaysın da zarını geri dile

Ve
‘’Küçük Kadınlar’’ kitabını en baştan yazmalı şimdi

ama kalem yazmaz gibi yapınca tekrar üstünden geçersen;
taşıyor her şey bir anda,

pişmanlık o...

00:40
14/08/06